C# Yapar Da Java Yapamaz Mı?
Daha önceki Değişken Adında Türkçe Karakter Kullanımı [C#] yazımda bahsettiğim C#’taki değişken, class, namespace isimlerinde Türkçe karakter kullanabiliyor olmak “C#’ta varsa Java’da neden olmasın?” sorusunu kendime sormama ve neticesinde bu yazının yazılmasına vesile oldu.
Netbeans 6.8 ve Eclipse Galileo ile aynı şeyleri denedim ikisinde de sonuç aynı : C#’ın yaptığını Java da yapıyor; proje, package, class ve değişken isimlerinde Türkçe karakter kullanmak istendiğinde “Abi sen burda Türkçe karakter kullanmaya çalışıyorsun ama bunu yapamazsın, mümkünse onları İngilizce karşılıkları ile değiştir” falan demiyor.
O yazıdaki kodun yaklaşık Java karşılığı aşağıda :
package türkçekarakter;
public class TürkçeKarakterİçerenSınıf {
public static void main(String[] args) {
String strTürkçeKarakterİçerenDeğişken = "Değişkenin değeri.";
System.out.println(strTürkçeKarakterİçerenDeğişken);
}
}
Şu görseller de Netbeans ve Eclipse’teki proje ve konsol alanları :




Bize programlama derslerinde öğretilen “değişken isminde Türkçe karakter olmaz” artık kural olmaktan çıkıp gelenek haline geliyor sanırım.
Sınıfım Ve Öğrencilerimden Birkaç Kare
Ders verdiğim Kepez Belediyesi Gençlik Merkezi’deki sınıfım ve öğrencilerimden birkaç kare..
Değişken Adında Türkçe Karakter Kullanımı [C#]
Kodaman’da gördüm bugün merak ettim, Windows’u açıp baktım hakkatten de dedikleri gibi değişken isimlerinde Türkçe karakter kullanılabiliyormuş. Ordaki örneği aynen denedim. Ahanda kanıtı :
using System;
namespace TürkçeKarakterİçerenDeğişkenler
{
class Program
{
static void Main(string[] args)
{
String strTürkçeKarakterİçerenDeğişken = "Türkçe karakter içeren değişkenin değeri.";
Console.WriteLine(strTürkçeKarakterİçerenDeğişken);
Console.Read();
}
}
}
Çıktı da şöyle görünüyor :
Şimdi bunu yaparak dünyayı mı kurtardık?
Hayır.
Ama olsun, fazla bilgi göz çıkarmaz.
Son Sözü “Meee” Oldu!

Bu yazıyı okuyan-okumayan herkesin kurban bayramı kutlu mutlu olsun. 4 günlük bayram sürecinde önemli gördüğüm birkaç şey yazacağım.
Arefe günü bile vizem olması sebebiyle eve bayramın ilk günü gidebildim, ilk günüm yollarda geçti. Eve vardığımda televizyon açıktı, haberler vardı. 7 yıldır televizyon izlemeyen biri olarak ilk gördüğüm haber : “Kurban rezaleti”. Kendini kasap zanneden gerizekalının biri elinden kaçırdığı kurbanlık danayı uzunca bir kovalamadan sonra zalimce öldürüyor. Yakaladıklarından önce elindeki bıçakla hayvanın bacaklarını kesiyor, artık kaçamasın diye. Acı içinde ve dizlerinden aşağısı artık işlemeyip, kan kaybeden havyan ne yapacağını bilmeden ve bir yandan da bağlı olduğu ip yüzünden duruyor en sonunda. Tam o sırada bir vatandaş olanları eleştiriyor, yanlış olduğunu söylüyor ama bizim gerizekalı kasap bozuntusu onu azarlıyor ve yaptığı işe geri dönüyor. Arka bacakları yarıdan kesilmiş, yarı ayakta duran, resmen işkence görmüş dananın boğazına bıçağı dayayıp kesiyor sokağın ortasında.. Olanlara itiraz eden vatandaş sanki büyük bir suç işlemişçesine, hem de dananın sahibinin de içinde bulunduğu bir grup tarafından neredeyse meydan dayağı yiyecek. 7 yıl izlemedim televizyon, bu haberi de televizyondan öğrendikten sonra bir 7 yıl daha idare ederim ben. Peki kurban nedir, neden, nasıl kesilir? Her zaman olduğu gibi Wiki’den bakalım :
Kurban nedir?
Kurban kesmek, İslam’da, Kurban Bayramı’nda ibadet için belirli niteliği taşıyan hayvanlardan birini keserek yapılan bir ibadettir. Hanefi mezhebine göre kurban kesmek vaciptir. Diğer mezheplerde ise sünnettir. Kurban’da Allah için kan akıtmak önemlidir. Kurban etinin tümü kesen aile tarafından tüketilebilir. Ancak kurban etinin fakirlere dağıtılması ayrı bir sevap olacaktır.
Kurban yalnızca Kurban Bayramı’nda kesilmez. Adak amacıyla veya Allah’ın yardımını gördükten sonra şükretmek için de kurban kesilebilir. Adak kurbaının eti birinci dereceden akrabalar tarafından yenilemez.
Başka bir kaynaktan da :
Kurban nasıl kesilir?
Kurban kesmek için bıçak önceden bilenip hazırlanır ve hayvanın göremeyeceği bir yere konulur.
Hayvan incitilmeden kesilecek yere götürülür.
Sonra hayvan ayakları ve yüzü kıbleye gelecek şekilde sol tarafına yatırılır.
Hayvanın sağ arka ayağı serbest kalmak şartıyla diğer ayakları bağlanır.
Bundan sonra tekbir ve tehlîl getirilir.
Arkasından “Bismillâhi Allâhü ekber” denilerek, hayvanın boynuna bıçak vurulur. Nefes ve yemek boruları ile şahdamarı denilen iki ana damarı kesilir.
Hayvan soğumaya bırakılır, kanının akması beklenir ve sonra derisi yüzülür.
Hayvanı elinden gelirse, kurban sahibinin kendisinin kesmesi menduptur. Kendisi kesemezse, bir müslümana kestirir.
Peki burda neler oluyor? Bu yukardakilerin hiçbiri yapılmıyor, hatta Murphy kanunlarındakine benzer şekilde, yapılabileceklerin en kötüleri yapılıyor. Adam hayvanı uzun süre bıçakla kovalıyor, işkence yapıyor, yatırmaya, gözlerini bağlamaya falan uğraşmıyor, din-dua-amaç vs hiçbirinden de haberi yok herhalde..
Hadi kesen gerizekalı, peki ya o hayvanı kurban olması için alan adama ne oluyor? Böyle olunca kurban mı oluyor? Bir de işini bitirdikten sonra kahraman edasıyla kamera karşısına geçip nutuk atıyor. Gerizekalı!
Bu yukardaki sadece bir örnek, tabiri caizse kırk yılda bir açtığım televizyonda karşıma çıkan bir şey. Bir de yıllardır gördüğümüz, duyduğumuz, bildiğimizi sandığımız örnekleri var. Her şeyde olduğu gibi de kurban da amacından iyice şaştı. Uzun bir eleştiri oldu gibi ama bunu da gördükten sonra dayanamadım..
Neyse, ben kaldığım yerden devam edeyim bayram macerasına. İlk gün daha bitmedi tabi. 14 yıllık arkadaşlar var daha sırada. Sağolsunlar geldiğimin üçüncü saatinde hemen çıkıp geldiler eve, arabayı alıp hava almaya gittik yine (her yıl buluşmalarımızda olduğu gibi). Hep gittiğimiz yerleri millet keşfetmeye başlamış artık, bu sene bir sürü insan vardı. Biraz sohbetten sonra az daha ileri gittik, gitmez olaydık. Bir sürü sarhoşun ortasında durmuşuz! Tabancalı, bıçaklı, adrenalin yüklü bir bayram ilk günü macerası yaşadık. Ayrıntıları belki ilerde yeniden yazarım. İlk günüm böyle geçti.
İkinci gün erkenden kalkıp her yılki rutin ziyaretlerde bulunmaya akrabalara koştuk. Tatilim yalnızca 2 buçuk gün olduğu için her bir hanede ziyaret saati maximum 1 saat olacak şekilde bütün köyü dolaştık neredeyse. Köylerde herkesin birbiri ile akraba olduğunu da yeniden gözleyip, bilgilerimizi pekiştirmiş olduk.
Üçüncü gün kuzenlerin yanına, İzmir’e gittim. En son 8 yıl önce, ondan önce de bir 8 yıl daha önce gördüğüm kuzenimi yeniden görmek iyi oldu. Böylece her 8 yılda bir yapılan ziyaretimi aksatmamış oldum
Gittiğimde gördüm anladım ki ne çok akrabamız varmış. Kapıdan giren her misafir benim akrabammış meğer.. Yıllarca bu güzel insanların varlığından bile bihaber yaşamış gitmişim. Ne eksik bir yaşam..
Son gün dönme vakti geldi. İlk 3 günün 3′te biri uyuyarak, 3′te biri akraba ziyaretleri ile ve kalan 3′te biri de yollarda geçti. Son gün de tam 3′te birlik kısmı tutturduk, Soma Seyahat sağolsun. 300 küsur km yolu 8 saate yakın bir zamanda gelen, muavinini geçtim şoförü bile cep telefonu kullanan, hiçbirinin yüzünde meymenet olmayan başka seyahat firması bilmiyorum. İnşallah ülkemdeki tüm firmalar böyle değildir..
Haa unutmadan, bayramların olmazsa olmazlarından biri de kutlama mesajları. Bu bayram da telefonum n defa çaldı(n > 50), tüm kutlayanlara buradan da teşekkür ediyorum – inşallah okuyan olur -. İşte onlardan hoşuma giden birkaç tanesi :
-> Mööö möööö…
-> Oğuz ben gece yine kanepede sızmışım kusura bakma. Sanırım gün içinde yorulduğumdan akşamları hemen uykum geliyo
Canım hayırlı bayramlar kendine çok iyi bak.
-> Leblebi
-> Bu bayram blues kadar mutluluk jazz kadar az karmaşıklık rock kadar çok netlik getirsin… İyi bayramlar.
İyi bayramlar arkadaşar.
Kuyruk Veri Yapısı – [Java]
Veri yapıları dersinin önemli elemanlarından biri olan kuyruk (queue) yapısını Java ile oluşturmaya çalıştım. Kodlar biraz amatörce oldu ama çalışıyor
Peki nedir bu kuyruk? Wiki şöyle diyor
FIFO (First In Fist Out – İlk Giren İlk Çıkar) mantığına dayalı kuyruk yapısı ile ilgili yazdığım class:
public class kuyruk {
// private değişkenler
private int maxBoyut;
private long[] kuyrukDizi;
private int front;
private int rear;
private int elemanSayisi;
// constructor
// kuyruk degisken_ismi = new kuyruk (eleman_sayisi);
public kuyruk (int boyut){
maxBoyut = boyut;
kuyrukDizi = new long [maxBoyut];
front = 0;
rear = -1;
elemanSayisi = 0;
}
// metodlar
// kuyruk boş mu?
public boolean bosMu() {
if (elemanSayisi == 0) return true;
else return false;
}
// kuyruk dolu mu?
public boolean doluMu() {
if (elemanSayisi == maxBoyut) return true;
else return false;
}
// kuyruğa eleman ekleme
public void insert (long eklenecekEleman){
if (rear == maxBoyut -1) rear = -1;
rear++;
kuyrukDizi [rear] = eklenecekEleman;
elemanSayisi++;
}
// kuyruktan eleman çekme
public long remove(){
long cikarilacak = kuyrukDizi [front++];
if (front == maxBoyut) front = 0;
elemanSayisi--;
return cikarilacak;
}
// kuyruğun sonundaki eleman
public long kuyrukNerde() {
return kuyrukDizi[front];
}
// kuyruğun boyutu
public int kuyrukBoyutu() {
return elemanSayisi;
}
}
yukarıdaki gibidir.
Çomü Yazılım Seminerleri

Başkanlığını yaptığım Çomü Yazılım ve Otomasyon Topluluğu’nun bu yılki ilk etkinliği olan yazılım seminerlerine bugün başladım. Seminerlerin dönem sonuna kadar devam etmesini planlıyoruz. İlk gün başlangıç olarak topluluktan bir arkadaşımla birlikte, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümü 2. sınıf öğrencilerinden oluşan 30 kişilik bir gruba C++ programlama dilini kullanarak algoritma ve programlama anlattım. Derslerinde C++ programlama dilini daha önceden gördükleri için anlamaları hiç de zor olmadı ve konularda tekrara gerek kalmadan kolaylıkla ilerleyebildik.
Programlama dersi alan Fizik ve Matematik bölümlerinden gelen istek üzerine bir sonraki haftadan itibaren bir grup daha eklenmiş olacak ve dönem sonuna kadar Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği, Fizik ve Matematik bölümü öğrencilerine C++ ile programlama anlatmaya devam edeceğim.
Dersler sırasında yazdığımız kod örneklerini de seminer sayfasına her ders sonrası düzenli olarak ekleyeceğim. Dersleri kaçıran ya da kodları alamayan arkadaşlar burdan yararlanabilirler.
Stack Veri Yapısı – [Java]
Uzun zamandır bloğuma bir şey yazmıyordum, hazır Java çalışmaya başlamışken öğrendiklerimi ufak ufak buraya ekleyeyim, bilen için çok basit şeyler olsalar da eminim bilmeyen, google’dan buraya gelip bir şeyler öğrenen insanlar da olacaktır. Lafı fazla uzatmaya gerek yok, İlk Giren Son Çıkar (First In Last Out – FILO) mantığı ile çalışan stack (yığın) veri yapısının java kodunu en basit şekilde yazmaya çalıştım. Daha tam öğrenmediğim için erişim belirteçlerini kullanmadım, default değerler neyse öyle işleyecek artık
Stack veri yapısı hakkında bilgi almak için Wiki‘yi ziyaret edebilirsiniz.
Gelelim kodumuza :
class Stack
{
int stck[] = new int[20];
int p;
public Stack()
{
p= -1;
}
void push (int item)
{
if (p==9)
System.out.println("Stack dolu.");
else
stck[++p] = item;
}
int pop()
{
if(p < 0)
{
System.out.println("Stack boş");
return 0;
}
else return stck[p--];
}
}







![Validate my RSS feed [Valid RSS]](http://www.oguzozkeroglu.com/images/ico/valid-rss.png)