Son Sözü “Meee” Oldu!

Kurban bayramınız kutlu olsun
Bu yazıyı okuyan-okumayan herkesin kurban bayramı kutlu mutlu olsun. 4 günlük bayram sürecinde önemli gördüğüm birkaç şey yazacağım.

Arefe günü bile vizem olması sebebiyle eve bayramın ilk günü gidebildim, ilk günüm yollarda geçti. Eve vardığımda televizyon açıktı, haberler vardı. 7 yıldır televizyon izlemeyen biri olarak ilk gördüğüm haber : “Kurban rezaleti”. Kendini kasap zanneden gerizekalının biri elinden kaçırdığı kurbanlık danayı uzunca bir kovalamadan sonra zalimce öldürüyor. Yakaladıklarından önce elindeki bıçakla hayvanın bacaklarını kesiyor, artık kaçamasın diye. Acı içinde ve dizlerinden aşağısı artık işlemeyip, kan kaybeden havyan ne yapacağını bilmeden ve bir yandan da bağlı olduğu ip yüzünden duruyor en sonunda. Tam o sırada bir vatandaş olanları eleştiriyor, yanlış olduğunu söylüyor ama bizim gerizekalı kasap bozuntusu onu azarlıyor ve yaptığı işe geri dönüyor. Arka bacakları yarıdan kesilmiş, yarı ayakta duran, resmen işkence görmüş dananın boğazına bıçağı dayayıp kesiyor sokağın ortasında.. Olanlara itiraz eden vatandaş sanki büyük bir suç işlemişçesine, hem de dananın sahibinin de içinde bulunduğu bir grup tarafından neredeyse meydan dayağı yiyecek. 7 yıl izlemedim televizyon, bu haberi de televizyondan öğrendikten sonra bir 7 yıl daha idare ederim ben. Peki kurban nedir, neden, nasıl kesilir? Her zaman olduğu gibi Wiki’den bakalım :

Kurban nedir?

Kurban kesmek, İslam’da, Kurban Bayramı’nda ibadet için belirli niteliği taşıyan hayvanlardan birini keserek yapılan bir ibadettir. Hanefi mezhebine göre kurban kesmek vaciptir. Diğer mezheplerde ise sünnettir. Kurban’da Allah için kan akıtmak önemlidir. Kurban etinin tümü kesen aile tarafından tüketilebilir. Ancak kurban etinin fakirlere dağıtılması ayrı bir sevap olacaktır.

Kurban yalnızca Kurban Bayramı’nda kesilmez. Adak amacıyla veya Allah’ın yardımını gördükten sonra şükretmek için de kurban kesilebilir. Adak kurbaının eti birinci dereceden akrabalar tarafından yenilemez.

Başka bir kaynaktan da :

Kurban nasıl kesilir?

Kurban kesmek için bıçak önceden bilenip hazırlanır ve hayvanın göremeyeceği bir yere konulur.
Hayvan incitilmeden kesilecek yere götürülür.
Sonra hayvan ayakları ve yüzü kıbleye gelecek şekilde sol tarafına yatırılır.
Hayvanın sağ arka ayağı serbest kalmak şartıyla diğer ayakları bağlanır.
Bundan sonra tekbir ve tehlîl getirilir.
Arkasından “Bismillâhi Allâhü ekber” denilerek, hayvanın boynuna bıçak vurulur. Nefes ve yemek boruları ile şahdamarı denilen iki ana damarı kesilir.
Hayvan soğumaya bırakılır, kanının akması beklenir ve sonra derisi yüzülür.
Hayvanı elinden gelirse, kurban sahibinin kendisinin kesmesi menduptur. Kendisi kesemezse, bir müslümana kestirir.

Peki burda neler oluyor? Bu yukardakilerin hiçbiri yapılmıyor, hatta Murphy kanunlarındakine benzer şekilde, yapılabileceklerin en kötüleri yapılıyor. Adam hayvanı uzun süre bıçakla kovalıyor, işkence yapıyor, yatırmaya, gözlerini bağlamaya falan uğraşmıyor, din-dua-amaç vs hiçbirinden de haberi yok herhalde..

Hadi kesen gerizekalı, peki ya o hayvanı kurban olması için alan adama ne oluyor? Böyle olunca kurban mı oluyor? Bir de işini bitirdikten sonra kahraman edasıyla kamera karşısına geçip nutuk atıyor. Gerizekalı!

Bu yukardaki sadece bir örnek, tabiri caizse kırk yılda bir açtığım televizyonda karşıma çıkan bir şey. Bir de yıllardır gördüğümüz, duyduğumuz, bildiğimizi sandığımız örnekleri var. Her şeyde olduğu gibi de kurban da amacından iyice şaştı. Uzun bir eleştiri oldu gibi ama bunu da gördükten sonra dayanamadım..

Neyse, ben kaldığım yerden devam edeyim bayram macerasına. İlk gün daha bitmedi tabi. 14 yıllık arkadaşlar var daha sırada. Sağolsunlar geldiğimin üçüncü saatinde hemen çıkıp geldiler eve, arabayı alıp hava almaya gittik yine (her yıl buluşmalarımızda olduğu gibi). Hep gittiğimiz yerleri millet keşfetmeye başlamış artık, bu sene bir sürü insan vardı. Biraz sohbetten sonra az daha ileri gittik, gitmez olaydık. Bir sürü sarhoşun ortasında durmuşuz! Tabancalı, bıçaklı, adrenalin yüklü bir bayram ilk günü macerası yaşadık. Ayrıntıları belki ilerde yeniden yazarım. İlk günüm böyle geçti.

İkinci gün erkenden kalkıp her yılki rutin ziyaretlerde bulunmaya akrabalara koştuk. Tatilim yalnızca 2 buçuk gün olduğu için her bir hanede ziyaret saati maximum 1 saat olacak şekilde bütün köyü dolaştık neredeyse.  Köylerde herkesin birbiri ile akraba olduğunu da yeniden gözleyip, bilgilerimizi pekiştirmiş olduk.

Üçüncü gün kuzenlerin yanına, İzmir’e gittim. En son 8 yıl önce, ondan önce de  bir 8 yıl daha önce gördüğüm kuzenimi yeniden görmek iyi oldu. Böylece her 8 yılda bir yapılan ziyaretimi aksatmamış oldum :) Gittiğimde gördüm anladım ki ne çok akrabamız varmış. Kapıdan giren her misafir benim akrabammış meğer.. Yıllarca bu güzel insanların varlığından bile bihaber yaşamış gitmişim. Ne eksik bir yaşam..

Son gün dönme vakti geldi. İlk 3 günün 3′te biri uyuyarak, 3′te biri akraba ziyaretleri ile ve kalan 3′te biri de yollarda geçti. Son gün de tam 3′te birlik kısmı tutturduk, Soma Seyahat sağolsun. 300 küsur km yolu 8 saate yakın bir zamanda gelen, muavinini geçtim şoförü bile cep telefonu kullanan, hiçbirinin yüzünde meymenet olmayan başka seyahat firması bilmiyorum. İnşallah ülkemdeki tüm firmalar böyle değildir..

Haa unutmadan, bayramların olmazsa olmazlarından biri de kutlama mesajları. Bu bayram da telefonum n defa çaldı(n > 50), tüm kutlayanlara buradan da teşekkür ediyorum – inşallah okuyan olur -. İşte onlardan hoşuma giden birkaç tanesi :

-> Mööö möööö…

-> Oğuz ben gece yine kanepede sızmışım kusura bakma. Sanırım gün içinde yorulduğumdan akşamları hemen uykum geliyo :) Canım hayırlı bayramlar kendine çok iyi bak.

-> Leblebi

-> Bu bayram blues kadar mutluluk jazz kadar az karmaşıklık rock kadar çok netlik getirsin… İyi bayramlar.

İyi bayramlar arkadaşar.

Etiketler: , , . bağlantı.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>